Çalışma Modellerinin Esnekleştirilmesi Mümkün Mü?

İş hukukunda iş ilişkilerini genel anlamda 2 tür olarak değerlendirebiliriz.

Tipik iş ilişkisi: İş hukukunda, işveren ile belirsiz süreli iş sözleşmesine bağlı olarak tam süreli çalışanın arasındaki iş ilişkisidir.

Atipik iş ilişkisi: İşverenlerin yeni iş süreçleri gereğinden doğan esnekleşme ile iş hukukunda ortaya çıkmıştır. Belirli süreli iş sözleşmeleri, kısmi süreli / part time çalışma, çağrı üzerine çalışma, geçici iş ilişkisi ve evde çalışma ise atipik çalışma örnekleridir.

Atipik çalışma olarak adlandırılan esnek çalışmayı 2 şekilde tanımlayabiliriz;

*Çalışma süresinin, çalışanın ve işverenin anlaşması neticesinde çalışanın koşullarına uydurulması (Genel anlamıyla değişen şartlara uyum sağlamak için tarafların üzerinde anlaştığı normlarla çalışma saatlerini, çalışma yerlerini ve çalışma şartlarını belirleyebilme serbestisidir.)

*Çalışma koşullarının ve çalışma saatlerinin, işverenin koşullarına uydurulmasıdır.

İşverenler yönünden esnek çalışmanın tercih edilme sebepleri;

*Çalışanların tercih ettiği bir işveren olmak,

*Rekabet gücünü artırmak,

*Çalışanların motivasyonunu artırmak,

*İşletme maliyetlerini azaltmak olarak karşımıza çıkmaktadır.

Çalışanlar yönünden esnek çalışmanın tercih edilme sebepleri:

*Çalışma sürelerinde ve saatlerinde esnek uygulamalardan birini seçerek; iş dışındaki saatlerini daha verimli hale getirebilmek,

*Kişisel gereksinimlerini ihtiyaca göre giderebilmek,

*İşini özgür şekilde yapabilme imkânı olmasıdır.

Esnek çalışma nedir?

Esnek çalışma; çalışma yeri, çalışma şekli ve çalışma süresi/saatleri şeklinde işin niteliğine bağlı olarak farklı şekillerde belirlenebilir. 4857 Sayılı İş Kanunu’nda, doğrudan esnek çalışma ve benzeri bir ifade altında düzenleme henüz mevcut değil; ancak 2016 yılında 6715 Sayılı Kanun’la İş Kanunu’nun 14. Maddesinde yapılan değişiklik ile uzaktan çalışma kavramı yasal düzenlemeye girmiştir. Bu kanun maddesi ile çalışma sınırları çizilmemiş olsa da evden çalışma ifadesi de açıkça kullanılmaktadır.

Uzaktan çalışma:

Çalışanın, işveren tarafından oluşturulan iş organizasyonu kapsamında iş görme edimini evinde ya da teknolojik iletişim araçları ile işyeri dışında yerine getirmesi esasına dayalı ve yazılı olarak kurulan iş ilişkisidir. Kısacası; çalışanın evinde veya teknolojik iletişim araçları ile işyeri dışında çalışması kavramı getirilmiştir.

Uzaktan çalışmaya dayalı yapılacak iş sözleşmesinde; işin tanımı, yapılma şekli, işin süresi ve yeri, ücret ve ücretin ödenmesine ilişkin hususlar, işveren tarafından sağlanan ekipman ve bunların korunmasına ilişkin yükümlülükler, işverenin çalışanla iletişim kurması ile genel ve özel çalışma şartlarına ilişkin hükümler yer alır. Bu kapsamda çalışma için iş sözleşmesinin yazılı yapılması zorunludur.

Uzaktan çalışmada, esaslı neden olmadıkça çalışanlar salt iş sözleşmesinin niteliğinden ötürü emsal çalışana göre farklı işleme tabi tutulamaz. İşveren, uzaktan çalışma ilişkisiyle iş verdiği çalışanın yaptığı işin niteliğini dikkate alarak iş sağlığı ve güvenliği önlemleri hususunda çalışanı bilgilendirmek, gerekli eğitimi vermek, sağlık gözetimini sağlamak ve sağladığı ekipmanla ilgili gerekli iş güvenliği tedbirlerini almakla yükümlüdür.

Uzaktan çalışmanın usul ve esasları nelerdir?

İşin niteliği dikkate alınarak hangi işlerde uzaktan çalışmanın yapılamayacağı, verilerin korunması ve paylaşılmasına ilişkin işletme kurallarının uygulanması ile diğer hususlar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenecektir. Ancak henüz yönetmelik çıkarılmamıştır.

Peki esnek çalışma modelleri arasında yer alan evden çalışmanın riskleri ve tartışmalı hususları nelerdir?

Çalışanın evden çalışması yasaya aykırı bir durum değildir ancak evde çalışmayla ilgili uygulamada bazı belirsizlikler ve yasalaşmamış süreçler bulunmaktadır. Tartışılan ve risk oluşturabilecek bazı hususları belirtmek isterim;

  1. Çalışanın evde geçireceği kazanın iş kazası sayılma riski mevcuttur. Çalışanın geçireceği kazanın doğrudan işin yürütülmesi esnasında mı gerçekleştiği yoksa kişinin iş dışında mı kaza geçirdiği sorusu gündeme gelmektedir. İşverenin bu durumda nasıl gözetim yükümlülüğünü yerine getireceği tartışma konusudur. Olayın iş kazası olarak kabul edilmesi durumunda ise işverenin kusuru mevcut mu? Kusuru mevcutsa kusur oranı tespiti nasıl yapılacak? soruları akla gelmektedir. İşveren ancak kusuru varsa kazadan sorumlu olacaktır. Bu sebeple; işverenin sorumluluğu bakımından evde meydana gelen kazaların tümü iş kazası sayılmamalı, yapılan işle meydana gelen kaza arasında uygun illiyet bağının bulunması aranmalıdır.
  2. Evden çalışma durumunda, çalışanın evi işyeri olarak kabul edilir mi? İşyeri olarak kabul edilmesi durumunda risk değerlendirmesi yaptırılması gibi iş sağlığı ve güvenliği kanunu kapsamında işverenin yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekeceği hususu bir diğer tartışma konusudur.
  3. Çalışanın evi için işverenin işyeri açılışı yaptırması gerekir mi? Sosyal Güvenlik Hukuku açısından bu konuda tartışılmaktadır.
  4. Çalışanın işe başlama ile işten çıkış saatleri ve fazla çalışma sürelerini takip edilebilmesi işverenler açısından önem kazanmaktadır. Düzenli bir takip sistemi bulunmaması halinde, işverenlerin bir anda yüksek miktarda fazla çalışma ücretleri ile karşılaşma ve iş disiplinini sağlayamama gibi riskleri gündeme gelme ihtimali bulunmaktadır. Ayrıca, çalışma süresine ilişkin çalışma saatlerinin yasal sınırlara uygun olmasına dikkat edilmesini tavsiye ederim.

Esnek çalışma modelleri uygulanırken; İş kanunu kapsamında günlük 11 saatlik çalışma süresi sınırı, gece 7,5 saat çalışma süresi sınırı ve haftalık 45 saatlik çalışma süresi sınırları esas alınmalı ve uygulanacak model, bu sürelere uyulacak şekilde belirlenmelidir.

Son olarak, esnek çalışma modelleri uygulayan işyerlerinde çalışma saatlerinin muhakkak kayıt altına alınması ve takip edilmesi önem arz etmektedir.